activex

Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı (GETEM) 10.kuruluş yılında, alanında öncü bir kurum olarak Türkiye’de önemli bir boşluğu dolduruyor. Sesli kitap projesini bundan 10 yıl önce hayata geçiren GETEM bugün yeni teknoloji işbirlikleriyle Boğaziçi’nden tüm Türkiye’ye seslenen bir laboratuvar konumunda. ‘’Bizim hakkımızda biz olmadan asla’’ düşüncesiyle tüm karar mekanizmalarında engelli bireylerin olması için çalışmalarını sürdüren GETEM üniversitede bu konuda ciddi adımlar atılmasına öncülük ediyor.
Türkiye’nin ilk dijital kütüphanesi olan GETEM, engelli öğrencilere destekleyici ve iyi kaynaklarla donatılmış bir ortam sağlayarak onların akademik birleşmeleri ve eğitimleri önündeki sorunları kaldırmak ve birey olarak bağımsızlıklarını geliştirmelerinde yardımcı olmayı misyon olarak benimseyen Boğaziçi Üniversitesi’nde engellilik alanında yapılan çalışmalarda öncülüğü üstleniyor.

Boğaziçi Üniversitesi’nin 1990’lardan beri sürdürmekte olduğu engellilik alanındaki çalışmalar çerçevesinde Üniversite’de engellilik konuları ile ilgili üç temel yapı bulunuyor: Engelliler Komisyonu, Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı (GETEM) ve Boğaziçi Üniversitesi Engelli Öğrenciler Birimi (YÖK’teki yönetmeliğe göre).  Bu yapının önemli ayaklarından biri olan GETEM’in iki temel işlevinden ilki, ülkedeki görme engellilerin ve engeli gereği basılı kaynaklardan sınırsızca faydalanamayan tüm engelli bireylerin bilgi kaynaklarına erişimini sağlamak. Diğeri ise Boğaziçi Üniversitesi’ndeki Engelliler Birimi’nin işlevselliğinde oynadığı rol.

Hali hazırda 5500 engelli bireyin kullanıcısı olduğu ve 95 kurumsal üyesi olan GETEM, elektronik kütüphane ve teknoloji kütüphanesi olmak üzere iki ana birimden oluşuyor. E-kütüphane bölümünde görme engelliler için üç formatta kitap bulunuyor; gönüllü okuyucuların katkılarıyla oluşturulan sesli kitap, bilgisayar seslendirmesiyle oluşturulan sesli kitap ve görme engellilerin kendi bilgisayarlarındaki programlar yardımıyla seslendirebilecekleri metin halindeki yazılı kitaplar.

Üretilen ilk sesli kitaplarda Boğaziçili öğrencilerin imzası var

GETEM kurulur kurulmaz, 2006 Aralık ayında bir pilot çalışma başlatılarak, Boğaziçi Üniversitesi Sosyal Hizmetler Öğrenci Kulübü ile yapılan işbirliğiyle Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri tarafından sesli kitaplar üretilmeye başlanmış. Bunun yanı sıra, şu ana dek eser üretiminde izlenen diğer sesli kitap merkezlerinden eserleri toplama yöntemi, bir kitabın birden fazla okunmasına yol açan mükerrer okumayı önleme ve kütüphaneler arasında eşgüdümü sağlama açısından da önem taşıyor.

GETEM Kütüphanesi’nde şu anda sesli kitaplar, bilgisayar sesli kitap, elektronik metin kitap, sesli betimlemelerden oluşan filmler ve radyo tiyatrolarından oluşan 22 bini aşkın eser yer alıyor. Bugüne dek bu eserlerin çoğu, Türkiye’nin çeşitli kütüphanelerinde, derneklerinde ve üniversitelerinde üretilmiş sesli kitapların alınması, daha önce kaydedilen kaset kitapların dijital ortama dönüştürülmesi yoluyla elde edilmiş. Bu eserlerin 9.037’si gönüllüler tarafından seslendirilmiş. Boğaziçi Üniversitesi GETEM bünyesinde sesli kitap gönüllüsü olmak isteyen okuyucular Www.izmirseslidunya.com  adresini ziyaret ederek bilgi alabiliyor.

GETEM’e ücretsiz üye olan görme engelliler istedikleri her yerden internet yoluyla bu kitapları bilgisayarlarına indirebiliyor, bilgisayar ya da MP3 çalarlarında bu eserleri dinleyebiliyorlar.

Sesli kitaplar sadece Boğaziçililere değil tüm Türkiye’ye sesleniyor

GETEM bünyesinde yer alan sesli kitaplar sadece Boğaziçi Üniversitesi görme engelli öğrencilerin için değil tüm Türkiye’deki görme engellilere hizmet verilmesi amacıyla hayata geçmiş bir proje. Gerek istek üzerine okunan kitaplar gerekse diğer engelli hizmetlerinin sistematik biçimde sağlanması, görme engellilerin derslerini oldukça olumlu yönde etkiliyor. Boğaziçi, üniversite olarak engelli öğrencilere destekleyici ve iyi kaynaklarla donatılmış bir ortam sağlayarak onların akademik başarı ve eğitimleri önündeki kısıtlamaları kaldırmak ve öz-farkındalıkları ve birey olarak bağımsızlıklarını geliştirmelerinde yardımcı olmayı amaçlıyor.

GETEM- Türk Telekom işbirliği bu yıl cep telefonlarına da taşındı

GETEM, sesli kitaplar hizmetini tüm Türkiye’ye yayma amacıyla Türk Telekom işbirliğiyle 5 yıldır “Telefon Kütüphanesi” projesini yürütüyor. Bu yıl 3 Aralık Dünya Engelliler Günü’nde sabit telefonlar üzerinden verilen hizmet mobil uygulamasıyla bir adım öteye taşındı. Telefon Kütüphanesi mobil uygulaması, daha fazla görme engelli kitapsevere, lokasyon bağımsız ve daha zengin bir içerik sunmayı hedefliyor. Ayrıca gönüllerinden gelen talep üzerine, proje kapsamında geliştirdiği “Kitaplara Ses” uygulamasını da devreye soktu. Böylece görme engelliler için kitap seslendirmek isteyen gönüllüler, kitapları daha kolay ve pratik bir yöntemle okuyarak görme engellilere ulaştırabilecek.

Gelişmiş bir teknoloji laboratuvarı

GETEM E-Kütüphane işlevinin yanı sıra; birçok destek teknolojisini içeren oldukça gelişmiş bir laboratuvar rolünü de üstleniyor. GETEM bilgisayar laboratuvarı ve engellilerin hayatını daha erişilebilir kılan çeşitli yardımcı teknolojileriyle GETEM, özelde Boğaziçi Üniversitesi, genelde tüm görme engelli öğrenciler için tam bir eğitim ve deneyim laboratuvarı olma özelliğini taşıyor. GETEM’e gelen Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, ders kitaplarını tarayıcı yoluyla bilgisayar ortamına dönüştürebiliyor, Braille çıktı alabiliyor, üzerinde ekran okuyucu, Braille ekran ve ekran büyütme sistemleri bulunan bilgisayar laboratuvarından yararlanabiliyor, görsel grafiklerin dokunsal olarak kabartılmış hallerini edinebiliyor.

‘’Bizim hakkımızda biz olmadan asla’’

GETEM, ‘’Bizim hakkımızda biz olmadan asla’’ düşüncesiyle tüm karar mekanizmalarında engelli bireylerin olması için çalışmalarını sürdürüyor ve üniversitede bu konuda ciddi adımlar atılmasına öncülük ediyor.

Boğaziçi Üniversitesi Engelliler Birimi Sekreteryası olarak da görev yapan GETEM, engelli öğrencilerin üniversitenin tüm akademik, sosyal ve kültürel olanaklarından herkesle eşit biçimde ve engelsiz yararlanmasını hedefliyor. Bu faaliyetler arasında, öğrencilere çalışabilecekleri yardımcı öğrencilerin bulunması, ders kitaplarının erişilebilir formatlara dönüştürülmesi, akademisyenlere öğrencilere daha erişilebilir bir ders ortamı sunmaları yönünde danışmanlık yapılması, dileyen öğrencilerimize yardımcı teknolojileri daha verimli kullanmaları yönünde eğitim verilmesi gibi pek çok faaliyet yer alıyor.
GETEM Hakkında Neler Dediler?

Boğaziçi Üniversitesi mezunu gönüllüler, gönüllü öğrenciler, öğrenci olmayan gönüllüler, görme engelli ve GETEM üyesi olan bireyler GETEM hakkında görüşlerini şöyle dile getirdiler:

”Dünya Kitaplarla Daha Güzel Bir Yer Olabilir”
Boğaziçi Üniversitesi Mezunu

•GETEM’in adını ilk kez ATV’nin sabah haberlerinde duymuş, benim üniversitemde de böyle projenin varlığından memnuniyet duymuştum. Bir türlü zamanımı ayarlayıp, gidememiştim. Bu sömestr başında, GETEM’in “Bir Ayda 50 Kitap” kampanyasını duyunca, hiç vakit geçirmeden başvurdum. Benim severek okuduğum kitapları, hep herkes okusun, bilsin istemişimdir. Çünkü dünyada öyle yazılmış kitaplar vardır ki sanki herkes onlardan bir parça haberdar olsa dünya daha güzel bir yer olur gibi gelir bana. Ve şimdi ben de sesimle sevdiğim kitaplara hayat vererek, okuma imkânı olmayan arkadaşlarımla bu kitapların güzelliğini paylaşmış oluyorum. O güzel cümlelerle sonsuzluğa imza atan yazarların, daha çok insanın hafızasında yer edebilmesine katkıda bulunuyorum. Dinleyen arkadaşlarım da bundan hem yarar hem de keyif sağlayabiliyorsa, paylaşmanın verdiği eşsiz mutluluktan ben de bir paye çıkarmış oluyorum. Bundan sonra da GETEM’e ve devamının gelmesini umduğum görme engellilere yönelik çeşitli kütüphanelere elimden geldiğince katkı sağlamaya çalışacağım. Biliyorum ki bazen sadece tek bir ses yeni bir dünya yaratabilir…
‘’Topluma karşı bir sorumluluk bu’’

Boğaziçi Üniversitesi Mezunu

•Dört aydır GETEM’de gönüllü okuyuculuk yapmaktayım. E-posta vasıtasıyla gönüllü okuyuculuk yapabileceğimi öğrendim. Neden daha önce haberim olmadı diye kızdım bile kendime. Çünkü herkesin haftada en azından ayırabileceği bir saati vardır diye düşünüyorum. Çorbada benim de bir tuzum oluyorsa ne mutlu bana. Bir görev gibi değil belki ama okuyucu olmanın da kendi içinde bir sorumluluk taşıdığına inanıyorum. Topluma karşı bir sorumluluk bu; Her insanın eksiklikleri ve yetersizlikleri var. Önemli olan bunları el birliğiyle aşmak ve en aza indirmek. Huzur doluyorum burada bir şeyler yapınca, işe yaradığımı hissediyorum. Ayrıca GETEM kurum itibariyle ve personeli ile çok sıcak, samimi bir yer. Asla geç kaldım ya da yabancılık çekerim diye düşünmeyin, GETEM kapısını açar açmaz sıcaklık yüzünüze vuracak…
Öğrenci Olmayan Gönüllülerle Yapılan Görüşmeler

‘’Ailenin bir parçası olmak’’

•“Gönüllü” ve “Okuyucu”… İşte bu iki kelime doktorumun bekleme odasında elime vakit geçirmek için aldığım bir sağlık konulu derginin sayfalarında gezinirken tam bu iki kelimeye kilitlenmemi sağladı. Üşenmeden yazıyı okumaya başladım… Rüya gibiydi, hayattaki en büyük tutkum olan okuma eylemini, hayatta belki de hiçbir zaman kendileri için bir tutku olamayacak insanlar için gerçekleştirecektim. Gözlerim doldu satırlarda ve resimlerde bakışlarım gezinirken ve tereddütsüz “Hemen ben de katılmalıyım bu insanlara” dedim. Bir an için kendimin bir görme engelli olduğuma ve birinin bunu benim için yaptığını hayal ettim ve mutlulukla hüzünlendi gözlerim. Yapmam gereken çok kolaydı; bilgisayarıma basit bir program yüklemek, kütüphaneden büyük bir keyifle uygun bir kitap seçmek ve sırtını yaslayıp mikrofona karşı okumaya başlamak. Böyle bir grup kurmak ve bu şekilde faaliyete geçirmek herkesin harcı değil. Cesaret ister, emek ister, sabır ister. Bu ailenin bir parçası olmak benim için büyük bir onur ve mutluluktur. Onların yalnızlıklarına ortak olmak, görmeyenlerin gözü olup onların hayal güçlerinin renklenmesine katkıda bulunmuş olmak sanırım tarif edilmez bir haz. Ne mutlu onlara, ne mutlu bizlere, ne mutlu tüm bunlara vesile olan GETEM’e.
”Bir taşla iki kuş”

•Bir müzik grubunda üyeyim. Gönüllü okuyucu grubu kurucularından Sevgili Erhan Özpınar gruba bir e-posta göndermiş, gönüllü okuyucu grubuna üye olmaya davet etmişti. Hemen üye oldum. Ama ne yapacağımı bilmiyordum, bana gruptan arkadaşlarım yardım etti ve her şey tamamlandı. Bir süre okuyamadım. Ama bir yıldır okuyorum. Kendime her gün bir saat okuma mecburiyetini de koydum. Sonra bu alışkanlık oldu. Bu gün 21. kitabımı GETEM’ e gönderdim. Hem okuyor, hem okuyamayanlara okuyorum. Mutlu oluyorum. Buna bir taşla iki kuş vurmak denmez mi?
•GETEM hakkındaki bilgiyi, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği dergisinde okudum. Yurt dışındaydım. İstanbul’a gelir gelmez GETEM ile temasa geçtim. Bana bir gün gelip kayıt yapmamı söylediler. Kayıt işinden alnımın akı ile çıkınca iş kitap seçip okumaya kaldı. Amerika’ya dönünce bilgisayarıma Audacity programını ücretsiz olarak yükledim ve okuma işine başladım. Göndermede biraz zorluk çektim, teknik işlere pek yatkın olmadığım için, ama sonunda iki kitap okuyabildim. GETEM ile ilgili yazıyı okur okumaz bu işi yapmak istedim, çünkü çok güzel bir iş bence. Umarım okuduğum kitaplar dinleyenler beğenirler. Yeni kitaplar okumaya devam edeceğim. Güzel bir girişim için emeği geçen herkesi kutlarım.
Görme Engelli ve GETEM Üyesi olan kişilerle Görüşmeler

‘’GETEM’e maddi ve manevi destek verilmeli’’

Soner Çoban, Boğaziçi Üniversitesi, İngiliz Dili Edebiyatı, Mezun

GETEM e-kütüphanesinin dışarıdan nasıl göründüğü, kitapseverlerin onunla ilgili kanaatleri önemli ama kendisinin doğduğu yer olan Boğaziçi Üniversitesi’nden, bu hizmeti alan bir görme engelli öğrencinin vereceği geri-dönüşümün yeri de başkadır… Çünkü bir kütüphane düşünün, roman-hikâye-radyo tiyatrosu vs. genel okuyucunun isteklerini karşılayabilmiş, fakat akademik düzeyde görme engelli öğrencilerin veya akademisyenlerin kaynak ihtiyacına cevap verememiş… Bu bağlamda, özellikle geçen yıldan itibaren başlatılmış gayretkeş ve fedakârca çabaların bu açığı görerek akademik kaynaklara da ağırlık verdiğini müşahede etmek beni sevindiriyor.

Eğer gerekli maddi ve manevi destek verilirse, bu kütüphane gerçekten bir referans kütüphane olabilir ve Türkiye’deki görme engelli bireyin her anlamda kaynak ve okuma sorunu çözülür. İnternete erişebildiği her yerden, bir öğrenci tezine dair kaynak kitap okur, bir çalışan keyif okuması yapar, bir anne yatağının ucuna oturttuğu öykü ablalarla uyumaya hazırlanan çocuğuna hayal dünyasının kapılarını açar… Umarım, her şeyden önce iyi niyetiyle bu işe koyulmuş bir avuç insanın motivasyonları kırılmaz ve kitap sayısı nitelikli bir biçimde artmaya devam eder.

Levent Açlan, Mimar Sinan Üniversitesi Tarih Bölümü Mezunu, GETEM Personeli

Girersin bir kitapçıya, çekersin hamur kokusunu içine dek. Dolanırsın rafların arasında, yaramaz çocuklar gibi. Uzanırsın bir harita rafına, takılır gözün öteki raftaki Bodler ya da Mallarmé’ye. Hepsini karıştırmak, hepsini bir solukta okumak istersin. Fakat yetmez ne zaman, ne soluğun! Oysaki… Evimde oturduğum yerden, Oğuz Atay’ı bulmak onca kitabın arasından. Tek tek kriterleri yerine getirmek. Akabinde ulaşmak aradığın kitaba. Dünya değişiyor, koşullarda onunla birlikte. GETEM bu değişim sürecini ne ölçüde takip edebilir ve koşulları daha ileri taşıyabilmek adına çalışırsa, o denli kuruluş amacına hizmet eder ve bu sayede kalıcılığını sürdürebilir. Elbette, diğer kitap üretim merkezleriyle de sıkı bir ilişki kurmak, telif haklarına karşı duyarlı olmak ve yayınevlerinin iş birliğiyle daha güncel bir kitaplık yaratması da son derece önemli bir beklentimiz.

Bir önceki yazımız olan İSLAMIN FARZLARI NEDİR başlıklı makalemizde İslam bilgileri, İslam hakkında ve İslamın farzı hakkında bilgiler verilmektedir.

Etiketler:,, 39 Okunma 26 Eki 2017

Yorumlar


Sen de Yorumla!