activex

1- AŞK NEDİR?

Kimyasal olarak aşk, çok sayıda hormonun aynı anda ve aşırı şekilde salgılanması olarak açıklanabilir. Türk Dil Kurumu da aşk için, “Aşırı bağlılık duygusu” tanımını yapmış.

2- NEDEN AŞIK OLURUZ?

Filozof Platon aşkın bölünmüşlük ile varlığımızdaki yalnızlık duygusundan kurtulmaya yönelik bir bütünleşme arzusu olduğunu söyler. Bundan yola çıkarsak, insan eksiktir ve tamamlanmak ister. İnsanı tamamlayacak şey de aşık olduğu kişidir.

3- İLK GÖRÜŞTE AŞK VAR MI?

Evet, var. Bu, uyarıcıların karşılıklı ve hızlı bir şekilde algılanması demektir. Koku, yüz şekli, vücut oranları gibi… Bu uyarıcılar insandaki hormonların salgılanmasını etkiliyor ve aşkın başlamasını sağlıyor.

4- HERKES AŞIK OLABİLİR Mİ?

Evet. Aşk dönem dönem birine yönelir, dönem dönem içimizde saklı kalır. Bu nedenle herkesin bir gün aşık olma ihtimali vardır.

5- AŞIK OLMAMIZI NE ENGELLER?

Tabii ki korkular. Korkulan şey kavram olarak aşkın kendisi olmasa bile getirebileceği sonuçlardır. Acı çekmek, ayrılık yaşamak, ihanete uğramak, aileyle, dostlarla bozuşmak gibi…

6- KAÇ KERE AŞIK OLABİLİRİZ?

İnsan seri aşıktır. Bir aşk bittiğinde yeni bir aşk başlayabilir.

7- İLK AŞK NEDEN UNUTULMAZ?

Hiçbir şeyin ilki unutulmaz. İlk kez aşık olduğunuzda aldığınız o büyük haz, yaşanan acı, mutluluklar, eğlenceler… Tabii işin içinde ilk cinsel dürtüler de vardır.

8- AŞIK OLACAĞIMIZ KİŞİYİ SEÇEBİLİR MİYİZ?

Evleneceğimiz kişiyi, ilişki kuracağımız kişiyi, sevişeceğimiz kişiyi seçebiliriz ama aşık olacağımız kişiyi seçemeyiz. Önceden kestiremeyiz.

9- AŞIK OLACAĞIMIZ ZAMANI BELİRLEYEBİLİR MİYİZ?

Aşkın karşımıza ne zaman çıkacağını, çıktığı an hangi şartlar içinde olacağımızı bilemeyiz. Önemli olan bunu bilmek değil, aşk kapıya dayandığında nasıl davranacağımızı bilmektir.

10- AŞK NE KADAR SÜRER?

Aşkın bünyemize yerleşmesini sağlayan kimyasallar bir gün tükenir. Daha doğrusu, aşık olmadan önceki normal seviyesine düşer. Bu biyolojik bir kuraldır. Sürekli aşık olduğumuz seviyede hormon salgılıyor olsaydık, ömrümüz 25 yıl sürerdi. Araştırmalar, aşkın kimyasının 2 yıl 8 ay 25 gün sürdüğünü kanıtladı.

11- AŞKIN ÖMRÜNÜ UZATMAK ELİMİZDE Mİ?

İlişkimize biraz yukarıdan bakmayı başarıp hem kendimizi hem de sevgilimizi doğru değerlendirebilirsek, aşkın ömrünü uzatmak mümkün olabilir.

12- AŞK İLE SAPLANTI NASIL AYIRT EDİLİR?

Saplantı güvensizlik duygusu getirir. İçimizi kemiren şüpheler, sorular, onun tarafından sevilmediğimize dair düşüncelerimiz vardır. Hayal bile kuramayız. Oysa aşkta, aşık olduğunuz kişiyle ilgili sürekli hayal kurarız. Yine heyecanlanırız ama o heyecan mutlu eder. Aşık olduğumuz kişinin bizi sevmediğini aklımıza bile getirmek istemeyiz.

13- AŞKTA HER YOL MÜBAH MI?

Başkalarını kullanmak, yalanlar söylemek, bu yalanlara inandırmaya çalışmak, kendimizi olduğumuzdan farklı tanıtmak, aile, dostluk gibi kavramları hiçe saymak belki amaca ulaştırır. Ama bu kalıcı olmaz. Unutmayalım ki; biri bize aşık değilse, ne yaparsak yapalım, hangi yalanı söylersek söyleyelim onu kendimize aşık etmemiz mümkün değil.

14- AŞKTA NE KADAR FEDAKARLIK YAPMALI?

İnsan aşık olduğu kişiye canını feda etmeyi bile düşünebilir. Bu aşkta doğaldır. Ancak sırf sevgilimiz istiyor diye hiç istemediğimiz şeyleri yapmak, hiç olmadığımız kişiliklere bürünmek başka bir durumdur. Değişerek onun aşık olduğu insan olmaktan çıkarız, başka biri haline geliriz.

15- AŞKIN KISKANÇLIKLA İLİŞKİSİ NEDİR?

Aşkın en doğal ve belki de en tehlikeli duygusudur kıskançlık. Sevdiğimiz kişinin ilgisinin başkasına yöneldiğini gördüğümüzde ister istemez bu duyguya kaptırırız kendimizi. Elbette, küçük kıskançlıklar aşka tat katar. Ama işi abartırsak ve kıskançlığın esiri olursak hoş olmayan olaylar yaşarız.

16- ÇOK SEVEN ÇOK MU KISKANIR?

Hayır. Kıskançlık, aşkın derecesini belirlemez. Çok seven, sevgilisinin yaşamına, kişiliğine saygı duyan insandır. Diğer türlüsü saygısızlıktır. Bu nedenle, aşırı kıskanç insanların çok sevdiğini söylemek mümkün değildir.

17- AŞKTA MUTLAKA ACI ÇEKİLİR Mİ?

Aşkı yaşayan kişi diğerlerine göre daha hassas ve daha alıngandır. Sadece terk edildiğimizde ya da aldatıldığımızda değil, aşkı karşılıklı yaşarken de zaman zaman acı çekebiliriz. Ama sevgilimizin bir güzel sözü, bir sürprizi bizi tekrar neşeli kılar.

18- KARŞILIKSIZ AŞKIN ÇARESİ VAR MI?

Burada önemli olan karşılık bulamadığımız halde bu duyguyu ne kadar süreyle taşıyıp taşımayacağımız ve onu ‘takıntı’ haline getirip getirmeyeceğimizdir. Karşılık bulmadığı halde 6 aydan daha uzun süre aynı duyguyu, aynı şiddette taşıyorsak bu hastalıklı bir durumdur. Tedavi edilmelidir.

19- İKİ KİŞİYE AYNI ANDA AŞIK OLMAK MÜMKÜN MÜ?

Hayır, aşkın kimyası buna izin vermiyor. Vücudumuz sadece bir tek kişi için ‘aşk kimyasalları’ salgılayabiliyor. Ama biriyle birlikteyken başkasına aşık olabilirsiniz. Bu da birlikte olduğunuz kişiye aşık olmadığınızın kanıtıdır.

20- ‘AŞKA AŞIK OLMAK’ NE DEMEK?

Aşkın o ilk heyecanı, titremeleri, kalp çarpıntıları geçip de yeniden aynı arayışa dönülmesi halidir. Aşka aşık olanlar, heyecanlarını kaybettikleri an birlikte oldukları kişiyi tereddütsüz terk edip yeni aşkların peşine düşer.

Bir önceki yazımız olan Kalbinizi İçten Dinleyin başlıklı makalemizde Kalp dinlemek ve Kalpler hakkında bilgiler verilmektedir.

Yorumlar

Yorumlar(4)
    • Hülya
      Hülya Haziran 9, 2019

      İnsan bir aşkı telefonunda bitirebilir mi?
      Bitiremez, bitiriyorsa da yaşadığı şeyin aşk olmadığından emin olabilir. Eğer bir insanı sevmiş ve onunla bir dönem hayatı paylaşmışsak, içimizdeki tutku fırtınası dindiğinde bile o güzel günlerin hatırına en azından gözlerinin içine bakarak ve bir açıklama yaparak ayrılmayı ona borçlu olduğumuzu hissederiz. Yani bir erkeği/kadını mesajla başınızdan atıyorsanız, bilin ki ona hiçbir zaman aşık olmamışsınızdır.

      Aşkın ne kadar yakınlığa ve uzaklığa ihtiyacı var?
      Birbirini tek bir bakışla anlayacak kadar yakın ve bir birey olarak var olmaya devam edebilecek kadar uzak… Aradaki sınır oldukça incedir ve pek çok çift bu sınırı tutturmayı beceremez. Ya ilişkileri yeterince derin değildir ya da tam tersine artık birleşip tek bir varlık haline gelmiş, kişiliklerini kaybetmişlerdir. Oysa aradaki mesafenin doğru tayin edilmesi durumunda aşkın ömrü çok daha uzun olur.

      Aşkla ilgili en büyük yanılgılar neler?
      Çoğumuz onu avucumuzun içine alıp kontrol edebileceğimizi, isteklerimiz doğrultusunda yönlendirebileceğimizi ve istediğimiz zaman atabileceğimizi sanırız. Çok beğenme, hoşlanma ve etkilenme gibi duygularımızı hemen aşkla karıştırırız. En büyük yanılgılarımızdan biri ise şudur: Hayatımızın bazı dönemlerinde şefkate, ilgiye, sıcak bir dokunuşa o kadar büyük bir özlem duyarız ki, karşımıza çıkan ilk erkeğe aşık olduğumuzu sanırız. Aslında içimizdeki his sevmekten çok, sevmeyi sevmektir.

      Neden bazılarımız ard arda ilişkiler yaşarken bazılarımız aşık olmakta bu kadar güçlük çekiyoruz?
      Bir insan aşık olmakta zorlanıyorsa bunun farklı sebepleri olabilir. En klasik sebep, kişinin daha önce yaşadığı ilişkilerden kaynaklanan güvensizliği ve karşı cins hakkındaki olumsuz yargılarıdır. Bunun dışında bir de aşkı her yönüyle yaşayamayanlara, daha doğrusu yaşamaktan keyif almayı beceremeyenlere rastlanır. Bunlara “aşka kabiliyeti olmayanlar” diyebiliriz. Ne kendileri o sihirli sinyalleri gönderebilirler, ne de gönderilenleri alabilirler. Bir de aşkın beraberinde getirdiği zorluklardan kaçan ve kişisel mahremiyetinin azalmasından korkanlar vardır. Kendi kendilerine yeten bu insanlar daha seçici davranırlar ve bulundukları herhangi bir ortamda aşk arayışına girmezler. Yani olaya mantık yönünden bakmayı tercih ederler.

    • Aşk Sorusu Nedir
      Aşk Sorusu Nedir Haziran 17, 2019

      Neden hep yanlış insanlara aşık oluruz?
      Yanlış insanlara aşık oluyoruz çünkü kafamızın içinde “doğru insan” diye bir kavram var. Zihnimizde belli ölçülerden, daha doğrusu kalıplardan meydana gelen bir şema oluşturuyoruz. Durmadan hayatımızın erkeğini/kadınını arıyoruz ve onu bulma konusunda oldukça sabırsız davranıyoruz. Ayrıca kabul edin ki, aşk söz konusu olduğunda yasakların ve engellerin ayrı bir çekiciliği oluyor. İmkansızlık aşka bambaşka bir lezzet katıyor. Biz de aslında içten içe bu imkansızlığı yaşamaktan hoşlanıyor, bunun içimizdeki tutkuyu arttırmasına göz yumuyor, bir yandan da bir türlü düzenli ve uzun bir ilişki kuramamanın acısını çekiyoruz.

      Aşk, her zaman fedakarlık mı demek?
      Tabii ki hayır. Bir tarafın diğeri için kendini hiçe sayması aşk değildir. Aşk iki kişilik bir egoizm ve aslında insanın tamamen kendi egosunu tatmin etmek, ruhunu doyurmak, kalp çiçeğinin suyunu vermek için yaşamaya ihtiyaç duyduğu bir süreç. Fakat bu egoizmi olumsuz anlamda ele almamak gerek. Birbirine aşık olan iki insanın ilişkileri, bir yönüyle dünyanın geri kalanına kapalıdır. Onların kendilerine özgü bir dilleri, bir iletişim biçimleri, bazen etraflarındaki hiç kimsenin, en yakınlarının bile içine giremediği bir dünyaları vardır. Aşkın egoist yanı sıradan bir bencillikten çok, bir kabuğuna çekilmişlikten ve mahremiyetten kaynaklanır. Ancak bir tarafın kendini parçalaması ve diğerinin bundan faydalanması aşkın değil, tek yönlü bir bağımlılığın işaretidir.

      Aşk filmlerinin hayatımızdaki önemi nedir?
      Özellikle kadınların zaafı sayılabilecek bu filmler, aşkı daha iyi algılamak üzere gözümüzü açmamızı sağlar. İçimizdeki yoğun duyguya karşı olan güvenimizi arttırır. Aşk filmlerine çok meraklıyız çünkü bizi zaman zaman ümitsizliğe, kuruntulara, endişelere, korkulara, acı çekmeye ve yenilgiye sürükleyen bu hissin bir anlamı olduğunu tekrar tekrar görmemiz gerek. Beyazperdede bu duygu her zaman daha basit görünür ve bu basitlik bizi içine girdiğimiz açmazlardan biraz olsun çıkarır.

      İlişkinin özellikle tehlikeye girdiği zamanlar var mı?
      İlişkiye üçüncü bir kişinin girmesi -ki bunun mutlaka başka bir kadın ya da erkek olması gerekmez- aşkı en çok tehlikeye sokan durumdur. Bunun en güzel örneği çocuk sahibi olmak… Aşkın var oluşuna katkıda bulunan o özgürlük duygusu bir anda biter ve çiftin üzerine artık bir aile olmanın sorumlulukları yığılır. Eğer birbirine aşık olan iki insan ilişkileri süresince zor durumlarla başa çıkmayı öğrenememişler, kendilerini bu konuda geliştirememişlerse, bu yeni yaşam biçimi onları birbirlerini kırmaya iter ve aşklarının tartışmalar, gerginlikler, yıpranmalar, sinir krizleri ve isyanlar arasında yitip gitmesine neden olur.

      Aldatsa bile sizi seviyor mu?
      Erkekler için evet… Bir erkek birlikte olduğu kadını çok sevip yine de aldatabilir, çoğunlukla da cinsellikten kaynaklanan sebeplerle… Kadınlar aldatma olayına farklı amaçlarla, planlı programlı girerler. Çoğunlukla da bunu birlikte oldukları erkekten intikam almak için yaparlar. Kadının içinde sadakat duygusuna yer olmayan bir aşk yaşaması, çok daha düşük bir ihtimaldir.(

    • Ceren
      Ceren Eylül 4, 2019

      Tabii ki korkular. Korkulan şey kavram olarak aşkın kendisi olmasa bile getirebileceği sonuçlardır. Acı çekmek, ayrılık yaşamak, ihanete uğramak, aileyle, dostlarla bozuşmak gibi…

    • Berran
      Berran Eylül 4, 2019

      Filozof Platon aşkın bölünmüşlük ile varlığımızdaki yalnızlık duygusundan kurtulmaya yönelik bir bütünleşme arzusu olduğunu söyler. Bundan yola çıkarsak, insan eksiktir ve tamamlanmak ister. İnsanı tamamlayacak şey de aşık olduğu kişidir.


Sen de Yorumla!